İNCİRLİK ÜSSÜ, AVRUPA ve TERMONÜKLEER SİLAHLAR



İncirlik Üssü diğer bir ismiyle “İncirlik Nuclear Weapons Base” (İncirlik Nükleer Silahlar Üssü) olarak bilinmektedir. ABD Hava Kuvvetleri ve Türk Hava Kuvvetlerinin ortak olarak kullandığı, 1954 yılında ABD’ye tahsil edilmiş Hava Kuvvetleri Komutanlığıdır. Asıl misyonu ile 1951 yılında kuruluşunun ardından, Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliğine karşı “Nükleer Caydırıcılık” için taktiksel bir üs olarak kullanılmıştır. Savaş tehdidi nedeniyle ABD, Türkiye’de İncirlik Üssü gibi birçok Avrupa ülkesinde nükleer silah depolamıştır. Bu nedenle İncirlik Üssü, Avrupa’nın en büyük nükleer silah stoklarından birine ev sahipliği yapan büyük bir NATO tesisidir. Tesis içerisinde Hava Birlikleri haricinde NATO’ya ait 50 adet taktiksel nükleer silah depolanmaktadır. Orta Doğu’ya yakın olması nedeniyle İncirlik Üssü, Pentagon için bugün NATO müttefiklerine verilen önemden daha fazla sorumluluk taşımaktadır.


                            “2015 yılında çekilmiş, İncirlik Üssü’nden kalkan bir F-16’nın fotoğrafı”

Rusya için endişelenen Pentagon, NATO müttefiklerinin Avrupa’da hala kısa menzilli silah depolamasını desteklemektedir. Ancak, dış basında çıkan haberlere göre ABD Eyalet ve Enerji departmanları, 2019 yılı itibariyle İncirlik Üssü’nden nükleer silahları tahliye etmeyi planlamayı konuşmaya başlamıştır. Planlamanın ise İran krizinden önce olması dikkat çekmiştir. Olası bir çekilmenin gerçekleşmesi durumunda ise Türkiye’nin NATO üyeliğine zarar vereceği ön görülmektedir. Pentagon bu nedenle ikilemle karşı karşıya kalmıştır. Silahları, Türkiye dışına çıkarmanın uzun zamandır NATO ile olan sorunlu ilişkinin daha fazla zarar verme riskiyle karşı karşıya kalacağı tartışılmaktadır. Diğer bir yandan ise bu silahların hava veya deniz yoluyla nakliyesinin, herhangi bir saldırı olasılığına karşı ciddi güvenlik açığı yaratacağı ön görülmektedir. New York Times’a konuşan isimsiz bir üst düzey yetkili ise verdiği demeçte; “İncirlik’teki silahları tutmak, yıllar önce ortadan kaldırılması gereken bir güvenlik açığını devam ettirecektir” şeklinde açıklamada bulunmuştur.

                    
                                       “B-61 nükleer bombalarının, bir NATO üssünde güçlendirilmiş
sığınak içinde çekilmiş bir fotoğrafı”

Aslında tablonun geneline bakıldığında İsrail – ABD ve Orta Doğu savaş stratejisi ortaya çıkmaktadır. Orta Doğu’da özellikle yaratılan krizin boyutlarının Türkiye sınıra kadar geleceği ve kontrol edilemeyeceği düşüncesi, Türkiye’nin giderek zamanla güvenli bölge statüsünden çıkarılmaya çalışılması, tahliyenin altında yatan gerçek sebep olmaktadır. Konuyla ilgili bazı eski ABD askeri yetkilileri de Pentagon’u, ABD askerlerini üs kurmak için Türkiye’den başka yerler aramaya çağırmıştır. Bu nedenle ABD’de bazı çevrelerce İncirlik’te bulunan cephaneliğin, günümüzde nükleer caydırıcılık stratejisinden ziyade daha çok Soğuk Savaş’ın mirası olduğu savunulmuştur. Tartışmaların ardından İncirlik Üssünün ve diğer Avrupa ABD – NATO üslerinin bağlı olduğu “EUCOM” (U.S. European Command – ABD Avrupa Komutanlığı) ise silahların durumu hakkında net bir açıklama yapmamıştır.

EUCOM sözcüsü Mark Mackowiak;

“İncirlik Hava Üssü’nün günlük operasyonlarında hiçbir değişiklik olmadı”

ABD ordusu da Avrupa’da diğer nükleer silahların nerede depolandığı konusunda yorum yapmamış olsa da, nisan ayında yayınlanmış ve daha sonra silinmiş, NATO’ya bağlı bir rapor diğer ülkeler ile toplam “150” nükleer silahın Avrupa’da depolandığını açıklamıştır;

Belçika     – Kleine Brogel Hava Üssü.                 (20 adet – B-61)
Almanya   – Büchel Hava Üssü.                           (20 adet – B-61)
İtalya        – Aviano ve Ghedi-Torre Hava Üssü.  (70 adet – B-61)
Hollanda  – Volkel Hava Üssü.                             (20 adet – B-61)


                                   “B-61 tipi füze barındıran NATO üyesi ülkeleri gösteren bir harita örneği”

Bu belgenin ortaya çıkması ile beraber, Avrupa’da nükleer silahların ifşa olması nedeniyle diğer ülkelerden de tahliye konusu gündeme gelmiştir. NATO üyesi Avrupa ülkeleri ise protokol gereği söz konusu nükleer silah depoları hakkında yorum yapmamayı tercih etmiştir.
Raporun ardından bir açıklama da Kanadalı Senatör Joseph Day tarafından gelmiştir.
Day, basın açıklamasında şunları aktarmıştır;

“Bu bir kazara yayınlanmış rapor değildir. NATO Parlamenterler Meclisi olan kitlemize nükleer caydırıcılıklar konusunda bilgi vermeyi amaçladık”

Avrupa’da 150 adet nükleer bombanın depolanmasının ardından çıkan spekülasyonlardan sonra Senatör Day tarafından yapılan bir başka açıklama ise şu yönde olmuştur;

“II. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş döneminde Avrupa’da muhtemelen 2.700’e yakın nükleer bomba vardı, şimdilerde ise 150’ye düşürdük. Doğru bir yolda ilerliyoruz, ancak caydırıcılığı tamamen ortadan kaldıramayız”

Intermediate-Range Nuclear Forces Treaty: Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Antlaşması. 1987 Yılında Washington D.C.’de dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan ve Sovyetler Birliği Genel Sekreteri Mikhail Gorbaçov tarafından imzalanan anlaşmadır. Anlaşma dâhilinde, Avrupa’daki nükleer silahların büyük ölçüde azaltılması ön görülmüştür. Ardından Mayıs 1991’e kadar “2.692” nükleer füze ortadan kaldırılmıştır. 2019 yılı itibariyle ABD Başkanı Donald Trump ise Rusya’nın anlaşmayı ihlal ettiğini savunarak, anlaşmadan çekileceğini açıklamıştır.

Bir başka açıklama ise Stanford Üniversitesinde, Nükleer Silahlar Politikası Uzmanı olan
Amy F. Woolf’dan
gelmiştir. Woolf’un açıklamalarında şu satırlar yer almıştır;

“ABD’nin Avrupa çapında yaklaşık olarak 200 adet B61 bombası bulunuyor”

ABD Savunma Politikası Uzmanı Kori Schake’de yaptığı açıklamada; “silahların Türk topraklarından çıkarılmasının Amerikan müttefiklerine yanlış sinyal gönderebileceğini” belirtmiştir. Rusya’nın da nükleer silahları arttırması ve yeni bir salt Soğuk Savaş dönemi riski nedeniyle nükleer silahların varlığı ve Avrupa’da depolanması, daha uzun bir strateji olarak uzun süreceğe benziyor. Bu nedenle NATO’nun caydırıcılık için yakın gelecekte İncirlik Üssü ve Avrupa üslerinden silahları çekemeyeceği düşünülmektedir. Ancak, ABD Bilim Adamları Federasyonu Nükleer Bilgi Projesi Direktörü Hans M. Kristensen gibi düşünenler, Türkiye’deki siyasi durumun ve üssün, Suriye’deki savaş bölgesinden 100 milden daha az yakın olması nedeniyle, silahları taşımanın zamanı geldiğini düşünmektedir.


                           “İncirlik üssünde çekilmiş, bir B-61 tipi füzenin bulunduğu fotoğraf”

– İncirlik Üssü’nde ve Avrupa’da bulunan bombalar neden önem arz etmektedir?

Çünkü her bir depolanan bomba, maksimum verimiyle 1945’de Hiroşima’ya atılan nükleer bombadan yaklaşık 10 kat daha fazla patlama gücüne sahip olmaktadır. II. Dünya Savaşının ardından, 1950’li yıllarda geliştirilen, 1963 yılında kullanılmaya başlanmış “B-61” tipi taktiksel uranyum temelli termonükleer bombalardır. 350 kg ağırlığında ve 33 cm uzunluğundadır. Maksimum patlama etkisi 170 kt (kilo ton) olarak bilinmektedir. Silah yerleştirme modunda, serbest bırakılmasının ardından 31 saniye sonra patlamaktadır. İlk versiyonları “Castle Bravo” operasyonunda Lithium bazlı olarak tasarlanmıştır. B-61’lerin üretimi ise ünlü fizikçi Bob Lazar’ın eskiden çalıştığı, ABD’nin New Mexico eyaletinde, Los Alamos’da bulunan “Los Alamos National Lab” (Los Alamos Ulusal Laboratuvarında) üretilmiştir. B-1, B-2, B-52, F-22 bombardıman uçakları haricinde F-100, F-104, F-16, F-105, F-115 ve F-4 savaş uçaklarında da kullanılabilmektedir.


B-61 tipi füzenin bir fotoğrafı ve yeni nesil B61-12 tipi füzenin coğrafi depolama
üslerini gösteren bir illüstrasyon”

Üst düzey güvenlik standartlarına sahiptir. B-61 bombaları izinsiz kullanım ver erişimini engelleyen, yetkilendirme kodu olmadan çalışmasına izin vermeyen, “Permissive Action Links” bağlantıları ile donatılmıştır. Yani bombaların aktif hale getirilmesi için 12 haneli kodlar gerekmektedir. Eğer kod eylemleri yetkisiz aşılırsa, bu durumda da ABD kuvvetleri elektrikli bileşenleri yok edebilmektedir. Veya nükleer reaksiyona girmeden bombaları patlatarak etkisiz hale getirebilmektedir. Ayrıca bombalar gerçek bir nükleer reaksiyon ile patlatılmaz ise çevreye ciddi oranda radyasyon yayma tehlikesi bulunmaktadır. Buna göre bombalar özel bölümlerde, güçlendirilmiş uçak hangarlarında, yer altı tesislerinde saldırı tespit cihazları ve kameralarla çevrili olarak muhafaza edilmektedir.

ABD Dışişleri Bakanlığı ve Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü raporuna göre aşağıda 2019 yılı itibariyle dünya’da bulunan toplam nükleer bombaların adeti yer almaktadır;

                         “ABD Silah Kontrolü Birliğinin, 2019 yılı küresel nükleer savaş başlığı
envanterlerini gösteren bir harita formatı”

ABD        –     (6,185 adet)
Rusya     –     (6,490 adet)
İngiltere  –      (200 adet)
Fransa    –     (300 adet)
İsrail        –     (90 adet)
Pakistan  –     (160 adet)
Hindistan –     (140 adet)
Çin           –     (290 adet)
Kuzey Kore –  (30 adet)

Politika devam ettiği sürece savaş ve stratejik caydırıcılık da devam edecektir. Bu nedenle daha büyük risklerin politik kararlardan kaynaklanması muhtemeldir. Bu endişeler her ne kadar dünya’nın savunma toplulukları arasında yer alsa da, dünya devletleri hala güç yarışı için yeni nesil nükleer silahlar üretme çabası içerisindedir. Bugün itibariyle dünya da nükleer silahlı devletlerin, toplamda yaklaşık 14,000 savaş başlığı bulunuyor…

23 Comments

  1. viagra pills

    26 Ocak 2020 at 18:05

    previously gate viagra pills weekly prior viagra deliberately importance viagra for sale truly contact [url=http://viacheapusa.com/#]viagra[/url] once aside viagra for sale
    suddenly signature http://viacheapusa.com/

  2. cialis

    28 Ocak 2020 at 02:46

    finally subject [url=http://www.cialisles.com/#]cialis[/url] merely
    cold close dance cialis without a prescription hardly agency cialis overall cook http://www.cialisles.com/

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Araç çubuğuna atla