CORONA SONRASINA BAKIŞ

 

 

Winston Churchill; ‘’Siyaset bir uğraş değil, ciddiyet gerektiren bir meslektir.’’ der. Dünyamız Küresel bir krizle boğuşuyor. Çin’in Wuhan bölgesinden Dünya’ya yayılan bu virüsle mücadelede devletimizin ilgili kurumlarının uyarı ve telkinlerine harfi harfine uymaktan başka yol yok. Panik yapmadan Bakanımız Fahrettin Koca’nın da işaret ettiği gibi ‘’Kriz Küresel, Mücadele Ulusal’’ desturuyla mücadele devam. Öte yandan; Corona sonrası Dünya’nın alabileceği şekiller hakkında fikir yürütmek de siyasetin ciddiyet gerektiren bir meslek olmasının doğasında var.

Geleceği anlamanın anahtarını geçmişte bulmak mümkün. Corona insanlar kadar ekonomi ve siyaseti de etkiledi. 1 Milyara yakın insan sokağa çıkma yasağı altında yaşıyor. Biz de dahil bir çok ülkede halkın evde kalması isteniyor. Bunun ekonomik maliyeti elbette çok fazla olacak. ABD Borsası sıkıntıda, turizm yok, küresel ihracat ve ithalat durma noktasında. Kısacası küresel bir ekonomik buhran yaşanması ihtimali güçlü. Dünya en son küresel buhranı 2008 yılında ABD’de yaşanan Mortgage Kriziyle tattı. Karşılığı olmayan paralarla sunulan kredilerin geri dönmemesi sonucu ABD’de yatırım bankaları tek tek iflas etti. Liberalizmin kalesi olan ABD’de bu iflasların yarattığı işsizlik ve yeni iflaslar dalgasını önlemek için devlet 100’lerce milyar dolarlık kurtarma paketleri devreye soktu. Bu büyük maliyetleri anlarsak; Suriye’den Libya’ya aktif bir çatışma kuşağında vesayet savaşlarının sebebini de görmek mümkün. Dünya’nın büyük güçleri terör örgütleri ve kukla rejimler aracılığıyla kanlı bir pasta savaşına girdi. Bu noktada bir döngü söz konusu; zira Mortgage Krizinin temelinde de yine güçler arası bir pasta çatışması olan Irak ve Afganistan savaşları söz konusu. Bahsettiğimiz döngü aslında çok da yeni değil. Tarih kitaplarında hep ‘’İngiltere’den daha geç sanayileşen Almanya’nın sömürge istemesiyle çıktı’’ diye okduğumuz I. Dünya Savaşının daha doğru ifadeyle sebebi; Almanya ve İngiltere’nin en büyük gerilim sebebi sömürgelerden gelecek pasta olmaksızın ekonomilerini ayakta tutamayacak durumda olmalarıydı. Yani ekonominin çalkantıya girdiği her sürecin sonunda Dünya’da kan akıyor ve Covid-19 sonrasında da benzer bir tablo bizi bekliyor. Zaten ABD Başkanı Donald Trump; daha ortada virüs yokken soğuk bir ekonomi savaşına girişmişti. Trump’ın şu anda Covid-19, korona ya da Wuhan Virüsü demek yerine ‘’Çin Virüsü’’ ifadesini kullanarak Çin’le ağız dalaşına girmesi de gelecek adına bir şeyler anlatıyor. Kanaatim o yönde ki; bu sefer olası vesayet savaşları İran’a sürpriz bir müdahale planlanmazsa Orta Doğu’dan ziyade Uzak Asya’da yaşanacak. Süleymani olayının da İran’ı sindirmek ve etkisiz göstererek başka alanlara yoğunlaşmak adına yapılma olasılığı da bunu güçlendiriyor. ABD uzun zamandır o bölgeye yoğunlaşmak istiyor buna ek olarak Çin de İpek Yolu projesini hayata geçirme telaşında. Elbette ki bu tahminler Kasım’da Donald Trump’ın devam etmesi senaryosu üstüne inşa edildi.

Ek olarak; ekonomideki makineleşmenin de artacağı kesin gibi. İnsanların hastalık sebebiyle iş bırakmak zorunda kalması bir çok iş kolunda ‘’hastalık tehlikesi olmayan’’ makinelerin yoğunlaşmasına sebep olabilir. I. Dünya Savaşı öncesi bonoların yarattığı kolay para ve sömürü sahası ihtiyacını makineleşmenin yaratacağı işsizlik dalgası oluşturabilir.

Bunlar elbette ki beyin jimnastiği sonucu oluşan bazı tahminler. Türkiye’nin özellikle ilk başlıkta bahsettiğimiz somut risklere karşı dikkat etmesinde fayda var. Yine de temel öncelik ulusal ve küresel dayanışmayla bu illeti atlatmak. Tüm eforumuzu hastalığı atlatmaya vermeliyiz. Devletin kurumlarının telkinlerine sıkı sıkıya uymalı, panik yapmadan tedbirli olmalı ve hijyenimize dikkat etmeliyiz. Hayat ve sağlık her şeyden önemlidir.

 

Sevgi ve saygılarımla.

 

                                                                                                     Ercan AKPINAR

                                                                         Dünya Çocuk ve Gençlik Derneği Genel Başkanı

4 Comments

  1. SMS

    15 Haziran 2020 at 19:13

    bookmarked!!, I like your blog!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Araç çubuğuna atla