“Ruh Adam” Olmak

 

Ruh olmayı başarmış bir beden Hüseyin Nihal Atsız… Bedenden sıyrılmış, Türk Ruhu olabilmiş kişidir. Kendisi sadece bir insan olarak doğmamış, bir gaye olarak dünyaya gelmiştir. Bir ülkünün ilk kıvılcımı değildi belki, fakat en belirgin ve büyük ateşi çıkarabilen bir kıvılcımdı.

Onun eserleri, yazıları, sözleri ve daha nicesi aslında birkaç kelime değil, kendi yaşamının birer parçasıydı. Topluma kendisini mâl etmeyi becermiş, ülküsü ile kendini bütün hale getirmiştir. “Atsız olmak nedir ?” “Atsız gibi davranmak nasıl olur ?” Sorularını dahi sordurtacak kadar büyümüş bir şahsiyettir. Onun için başta kullandığım kelime olan “Ruh” çok önemli bir kavramdır. İnanç, iman ve fazla bağlılık ile gelen zaferler “Ruh” kavramının içinden fışkırmıştır. Şu sözlerinden onun düşüncesini de anlayabiliriz;
“Bir topluluğu canlandıran, dinamik hale getiren, ona mucizeler yaptıran şey inançtır. Milletlerin inancı milli ülküleridir“
Milli ülküsü Türk birliği, Türk ırkının hakkettiği konuma gelmesi olan Atsız, inanç ile bunun mümkün olabileceğini ve her şeyin temelinde inancın yattığını belirtmiştir. Milli ülküsü uğrunda her şeyi göze alabilen bu önemli şahsiyet, türlü işkenceler görmüş ve yılmamış, aksine daha inançlı sarılmıştır ülküsüne. Yalandan, palavradan, dalkavukluk yapanlardan uzak, yalnız şekilde sürdürdüğü yaşamına sayısız eser bırakmış ve Türklüğü on binlerce hatta yüz binlerce Türk evladına sevdirmiştir.

Türkçülüğü onun tanımı ile “Türklüğü aşırı sevmekten doğan bir kelime…” olarak tanımlarsak ne Almanlar’ın Nazizm’i ne de İtalyanlar’ın Faşizm’i ile bir tutulabilir. Avrupa ve diğer Türk dışı medeniyetlerin, devletlerin ırkçılık anlayışından uzak, kendi ırkını fazlaca sevmenin adıdır Türkçülük. Türkçülüğün meşalesi ilk Türkler’den bugüne yanarken, son olarak elinde yükselten şahsiyet Hüseyin Nihal Atsız’dır. Bu meşale şu zamanda milyonlara ulaşan Türk Gencinin elinde dolaşıyor ve tekrardan medeniyetler üstü bir tepeye yükselecektir. Yükseldiği gün Türk milletinin kutlu günü olacak ve samimiyetimizi sorgulama fırsatı dahi bulamayacaklardır. Hüseyin Nihal Atsız bugünleri görmese bile kalbinin içindeki sıcak duygular Türk Gençliği’nin kalbinde daimidir.

İnsanların gözünde “Kafatasçı, sert mizaçlı, her insana düşman…” gibi gözüken Atsız’ın aslında samimiyet ile yazdığı şiirlerinde kalbinin sesini duyabilirsiniz. Onun düşmanlığı sadece Türk’e düşman, zarar veren ve verebilecek milletlere olan düşmanlığıdır. Bunu kendisinin belirttiği makaleler mevcut ve açıktır.

Atsız’ın kalbine değinmişken derinlerine inmekte lüzum buluyorum. Aşk şiirlerindeki naiflik, arzu, ateş, aşk ile ilgili düşünceleri, çoğu aşığım diyen insanın aşkının üzerinde bir yerlerde aşkı yaşadığını gösteriyor. Aşk onun için dokunmak, öpmek, sarılmak demek değildir. Aşk temel aldığı fikir olan “Ruh” ile sevebilmektir. Aşk onun deyişiyle şöyle özetlenebilir:
“…Olabilir ama aşk bir sebep değil, neticedir.”

hüseyin nihal atsız wallpaper ile ilgili görsel sonucu

Hüseyin Nihal Atsız Türk coğrafyasına gelmiş, gelecek çoğu kişiden farklı, gizli ve birikimli biridir. Tarih nice Hüseyin Nihal Atsız gibi yolunu yaşamının tamamına yayan insanlar çıkarsın ki hepsini tek tek analım hatta onlardan biri biz olalım. Hüseyin Nihal Atsız kimisine göre bir kafatasçı, kimisine göre ırkçı, kimisine hiç kimseydi fakat Türk Tarihi için ve geleceği için örnek olabilecek derin ve önemli bir sahsiyettir. Son olarak, inandığı yolda tavizsiz ilerlemesi onun nasıl biri olduğunu göstermeye yetmez belki, fakat insanlarımızın dogmalarını kırabilecek kadar kuvvetlidir.

Musa Eren

10 Comments

  1. Niyazi

    12 Nisan 2020 at 16:49

    Çok başarılı…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Araç çubuğuna atla