KIBRIS SORUNUNUN GEÇMİŞİ

KIBRIS SORUNU (1878-1964)

Giriş

Siyasi tarihte adalar birçok uluslararası soruna ve çözülemeyen sorunların nihayetinde ise savaşlara neden olmuştur. Yakın siyasi tarihte ise, uluslararası sükûneti bozan birçok sorunun temelini de adalar oluşturmuştur. Küba, Hispanyola, Matsu ve Kıbrıs adalarını bu adalara örnek olarak gösterebiliriz. Ancak uluslararası politikayı 40 yılı aşkın süredir meşgul eden ve adına 23 ayrı Birleşmiş Milletler kararı çıkmış olan Kıbrıs adası, Birleşmiş Milletler’in en uzun soluklu sorunu olarak modern uluslararası arenada kendine özgü bir yer edinmiştir.[1] Öyle ki eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan, 2004 yılında yayınladığı Kıbrıs Raporu’nda, Kıbrıs sorunu için “rubik küpü” adlı zekâ oyununa benzer karışıklıkta bir sorun olduğunu dile getirmiştir.[2] Ayrıca Amerikalı uluslararası ilişkiler profesörü Stephen M. Walt, Foreign Policy’de yayınlanan yazısında çözülmesi zorlu en inatçı 10 uluslararası sorun sıralamasında birinci sıraya Kıbrıs sorununu yerleştirmiştir.[3] Kıbrıs sorunu, iki toplum arasındaki anlaşmazlıklardan doğmuştur. Fakat Doğu Akdeniz’de keşfedilen hidrokarbon yatakları vasıtasıyla ekonomik, konumu itibari ile de askerî açıdan önemi nedeniyle sorun, adada yaşayan iki toplumun sorunu olmaktan çıkıp bölgesel ve bölge dışı aktörlerin dâhil olduğu kapsamlı bir uluslararası soruna evirilmiştir. Fakat evirilmiş olan Kıbrıs sorununu anlamak için sorunun kökenine inmek gerekmektedir.

Osmanlı-Rus Savaşı ve Kıbrıs Adasının Birleşik Krallık’a Kiralanması

  1. Yüzyıl’da Rusya İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlardaki varlığından oldukça rahatsızlık duymaktadır. Nitekim bu rahatsızlık nedeniyle Panslavist politikaları sayesinde Hersek’te çıkan bir isyana önayak olmayı başarmıştır. Bu isyan bütün Balkanlar bölgesine yayılmıştır. 1876 yılında Bulgarlar bölgede ikamet eden Türklere saldırmıştır ve Osmanlı İmparatorluğu bu isyanı bastırmıştır. Bunun üzerine Rusya İmparatorluğu, Avrupalı devletleri Osmanlı’nın Hıristiyan toplumlara baskı ve şiddet uyguladığı yönünde ikna etmiştir.

24 Aralık 1877 yılında Rusya, Osmanlı topraklarına girerek Osmanlı-Rus Savaşı(93 Harbi)’nı başlatmıştır. Osmanlı İmparatorluğu bu savaşta Rusya, Karadağ, Sırbistan, Yunanistan ve Romanya ile savaşmak durumunda kalmıştır. Savaş boyunca tarafsız kalan Avrupalı devletlerden Avusturya-Macaristan ve Birleşik Krallık, Rusya’nın Yeşilköy’e gelmesi ile harekete geçmiştir. Bunun üzerine Rusya, Osmanlı İmparatorluğu’nun ateşkes teklifini kabul etmiştir. 3 Mart 1878’de imzalanan Ayastefanos Anlaşması ile Osmanlı-Rus Savaşı sona ermiştir. Bu anlaşmada elde ettikleri ile Rusya, Birleşik Krallık’ın Orta Doğu’daki varlığını tehdit etmiştir. Bu nedenle Birleşik Krallık, Osmanlı İmparatorluğu’na İstanbul’daki Büyükelçisi Henry Layard ile ulaşarak bir takım görüşmeler gerçekleştirmiştir.[4] Bu görüşmeler neticesinde Kıbrıs Konvansiyonu adı verilen gizli savunma anlaşması taraflarca imzalanmıştır. Birleşik Krallık, Doğu Anadolu’daki Rus tehdidine karşı Osmanlı İmparatorluğu’nun yanında bulunacağını ve Rusya’nın Anadolu’ya yapacağı olası saldırılar için Osmanlı’ya destek olacağını taahhüt etmiştir.[5] Bunun karşılığında ise Kıbrıs adasının gelirleri Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı kalmak kaydıyla adanın yönetimi Birleşik Krallık’a geçmiştir.

Kıbrıs Adasında Birleşik Krallık Yönetimi ve Kıbrıs Sorununun Oluşum Süreci

Kıbrıs sorunu, Kıbrıs Konvansiyonu ile adanın yönetiminin Birleşik Krallık’a geçmesi ile filizlenmiştir. Bu gelişme adada Kıbrıslı Rumlar arasında “enosis” fikrinin oluşmasına da neden olmuştur. İlk defa 1791 yılında haritası çizilen Büyük Helen Cumhuriyeti’nin Megali İdeasına bağlı bir kol olan Enosis fikri, Kıbrıs adasının Yunanistan’la birleşmesi anlamına gelmektedir.[6] 5 Aralık 1914 tarihinde, Birleşik Krallık, Osmanlı İmparatorluğu’na savaş ilan etmiş ve aynı gün Kıbrıs adasının ilhakını deklare etmiştir. Birleşik Krallık’ın 1914’te adayı ilhak etmesinden sonra çıkartılan beyannamelerle Birleşik Krallık vatandaşlığına girmek istemeyen Kıbrıslı Türkler Anadolu topraklarına göç etmek zorunda kalmışlardır.[7] 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nın 21. maddesi gereğince adadaki Kıbrıs Türklerinin Türk uyruğunu seçmesi doğrultusunda adayı terk etmesi ile birlikte adadaki Kıbrıslı Türkler azınlık sayılacak duruma düşmüştür.[8]

Kıbrıslı Rumlar bu sayede adadaki Türk nüfusunu kolayca baskı altına alabilmiştir. Bu durum sonraki yıllarda gerçekleşen müzakerelerde Kıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türkleri adada azınlık olarak nitelendirmesine sebebiyet vermiştir. Birleşik Krallık Hükümeti, Kıbrıslı Rumların ayaklanmasını önlemeye çalışmasına rağmen, 1931 yılında Kıbrıslı Rumlar, Birleşik Krallık tarafından adanın yönetimi için görevlendirilen valinin evini yakarak Birleşik Krallık Hükümeti’ne karşı bir isyan başlatmışlardır ve bu isyan Birleşik Krallık Hükümetinin ayaklanmayı bastırmasıyla sonuçlanmıştır.[9] Ocak 1950’de, Kıbrıs Ortodoks Kilisesi enosis için bir plebisit düzenlemiştir. Bu plebisite sadece Kıbrıslı Rumlar katılmış ve %95.71’lik bir oran ile kilisenin enosis düşüncesine destek verilmiştir.[10] Kıbrıslı Rumlar, plebisit sonuçlarını BM’ye sunarak, self determinasyon talep etmiştir. Fakat Birleşmiş Milletler bu talebi adada Kıbrıslı Rumlar haricinde Kıbrıslı Türklerin de yaşadığını, iki farklı etnik grubun yaşadığı bu ortamda adanın Yunanistan’a bağlanmasının mümkün olmayacağını gerekçe göstererek reddetmiştir. Bunun sonucunda Kıbrıslı Rumların enosis aktiviteleri, Başpiskopos Makarios’un kışkırtmaları ile giderek büyümüştür ve 1955 yılında Kıbrıslı Rumlar silahlı örgüt olan EOKA’yı kurmuştur. EOKA, Birleşik Krallık Hükümeti’ne karşı şiddet ve sabotaj eylemleri yürütmüştür. Fakat Kıbrıslı Türkler de EOKA’nın eylemlerinin hedefi olmuştur.[11] Bunun üzerine Kıbrıslı Türkler 1957 yılında Türk Mukavemet Teşkilatı’nı (TMT) kurmuşlardır.[12] Bu dönemde Yunanistan Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından ilhakı hakkında görüş belirtmeye başlayınca, Türk medyası, ada Birleşik Krallık’tan ayrılırsa Türkiye’ye bağlanması konusunda kampanya başlatarak Türk karar vericileri üzerinde baskı yaratmaya çalışmıştır. Türkiye için Kıbrıs “yavru vatan” olarak görülmüş ve Türkiye, uluslararası çevrelere Kıbrıs sorunu üzerindeki taleplerini, dönemin konjonktürüne uyum sağlayarak anti-komünist bir mücadele olarak yansıtmıştır.[13]

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşu, Akritas Planı ve 1963-1964 Olayları

1959 yılına gelindiğinde Londra ve Zürih Antlaşmaları kapsamında, Birleşik Krallık, Türkiye ve Yunanistan’ın garantörlüğü ile kurulması kararlaştırılan iki toplumlu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasası onaylanmıştır ve 16 Ağustos 1960 tarihinde Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuştur.  Yeni kurulan devlet ve yeni anayasa, adadaki tansiyonu biraz olsun düşürmüştür. Devletin cumhurbaşkanı nüfus çoğunluğundan dolayı Kıbrıslı Rumlar tarafından seçilecektir fakat cumhurbaşkanı yardımcısı da Kıbrıslı Türkler tarafından seçilecektir. Bakanlar kurulunda ise 7 Rum ve 3 Türk bakan olacaktır. Her iki toplumun da kendi lehine karar almasının önüne geçmek için, önerilen bir kanunun kabulü için diğer toplumdaki bakanlardan da destek görmesi gerekmiştir. Buna ek olarak cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanı yardımcısı veto hakkına sahiptir.[14] Fakat yeni anayasada Kıbrıslı Türklere verilen siyasi eşitlik, Kıbrıslı Rumları yeterince rahatsız etmiştir.  Adada düşen tansiyon Makarios’un bu dönem içerisindeki kışkırtmaları ile yeniden yükselmiştir. 1960 Anayasasına göre Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki Helen toplumu ve Türk toplumu, kendi üyeleri arasından her iki toplumu temsil eden Cemaat Meclisi seçmiştir.[15] 1962 yılında Türk Cemaat Meclisi, anayasal haklarına dayanarak   Türk Belediyeler Kanunu’nu çıkarmıştır. Bu kanun ile var olan belediyelerin hukuki dayanağı hazırlanmıştır. Fakat Makarios, Türk Belediyeler Kanunu’nu uygulamaya koymamıştır bunun üzerine Türk tarafı Anayasa mahkemesine başvurmuştur. Türk belediyelerin kurulmasının, adada Türk yönetiminin fiili anlamda kurulmasına sebep olacağı düşüncesiyle Makarios, Anayasa Mahkemesi Türkler lehine karar vereceği takdirde verilen kararı tanımayacağını bildirerek Anayasa Mahkemesine karşı durmuştur ve kendisinin daha önce kabul etmediği Bölge Gelişme Komitesi Kanunu’nu uygulamaya koymuştur. Buna rağmen Anayasa Mahkemesi Kıbrıslı Türkler lehine karar vermiştir. Kıbrıslı Rumların, Anayasa Mahkemesinin aleyhine tepkilerini artırması üzerine Anayasa Mahkemesi Başkanı Alman Prof. Dr. E. Forsthoff ve Sekreteri Dr. Heinze istifa etmiştir.[16]  Makarios 1963 yılında anayasadaki 13 madde hakkında değişiklik önerisinde bulunmuş, fakat Kıbrıslı Türkler söz konusu değişikliklerin kendi haklarını kısıtladıklarını belirtmiştir. Kıbrıs Türklerinin bu öneriye karşı çıkması sonucunda 1963 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı III. Makarios, Meclis Başkanı Klerides ve Akritas kod adlı dönemin İçişleri Bakanı Yorgacis tarafından hazırlanan Akritas Planına göre, Kıbrıs adasındaki Türkler yok edilerek Kıbrıslı Rumların, enosis hedefinin önü açılacaktır.[17] Akritas Planı devreye sokulduktan sonra “Kanlı Noel” dâhil birçok şiddet olaylarının yaşandığı 1963-1964 Kıbrıs olayları gerçekleşmiştir. 21 Aralık’ta başlayan katliamlar nedeniyle Kıbrıslı Türkler 103 köyü boşaltmak zorunda kaldılar. Kıbrıslı Türklerin çok sayıda kayıp verdiği bu katliam, 25 Aralık 1963’te Türk Hava Kuvvetlerine ait jetlerin Lefkoşa üzerinde alçak uçuş yapması ile durdurulmuştur. Bu olaylarla Kıbrıs Türkleri adanın %3’lük bir kısmına kadar çekilerek yaşamlarını burada sürdürmeye zorlanmıştır.

 

1963-1964 olayları nedeniyle Kıbrıs sorunu giderek büyümeye ve karmaşıklaşmaya yüz tutmuştur. Bu olayların neden olduğu karmaşa, 1964-1974 dönemi ağırlıklı olmak üzere olayların yaşandığı dönemi takip eden süreçte derinden hissedilmiştir.

[1] Hurşit Furkan, Dikmen-İbrahim, Çakıcı, ”Kıbrıs Müzakereleri ve Kıbrıs Sorununun Çözümlenememesinin Ardındaki Etkenler”, ASAM, Avrasya Dosyası, Cilt:10, Sayı:1(Sonbahar, 2017), s.114

[2] Kofi, Annan, “Report of the Secretary-General on his mission of good offices in Cyprus”, Reports of the Secretary-General, United Nations, S/2003/398, 01.04.2003, s.2

[3] Stephen, Walt, Foreign Policy, “The ‘too hard’ box”, Erişim tarihi:18.01.2020, https://foreignpolicy.com/2013/02/26/the-too-hard-box/

[4] Osmanlı İdaresinde Kıbrıs (Nüfusu, Arazi Dağılımı ve Türk Vakıflar), T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Ankara, 2000, s. 57

[5] Bekir, Bozkurt, “İngiltere’nin Kıbrıs Adası’nı İlhak Süreci”, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İslam Tarih ve Sanatları Anabilim Dalı İslam Tarihi Bölümü, Ankara, 2005, s. 63

[6] Gürhan, Yellice, “1878’den 1931’e Kıbrıs’ta Enosis Talepleri ve İngiltere’nin Yaklaşımı’’, Çağdaş Türkiye Tarihleri Araştırma Dergisi, sayı.12 sayfa.14, 2012, İzmir

[7] Halil, İnalcık, “Kıbrıs Fethinin Tarihi Manası”, Kıbrıs ve Türkler, Ankara, 1964, s.53-54

[8] Lozan Barış Antlaşması, Britanya İmparatorluğu, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Sırp-Hırvat-Sloven Devletleri ve Türkiye, Bölüm: I, Siyasi Hükümler, Kısım: I, Topraklara İlişkin Hükümler, Madde 21, Temmuz 1923, Erişim adresi: https://www.ttk.gov.tr/wp-content/uploads/2016/11/3-Lozan13-357.pdf

[9] Thomas, Ehrlich, “Cyprus, the “Warlike Isle”: Origins and Elements of the Current Crisis” (1966). Articles by Maurer Faculty. Paper 1761., s.1026

[10] Celal, Şar, “British Policy Towards Cyprus and the Cyprus Question 1878-2005”, The Institute of Economics and Social Sciences of Bilkent University, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2005, s.9

[11] T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, age, s. 66

[12] Dilek, Yiğit Yüksel, ‘’Kıbrıs Türk Milli Mücadelesi (1914-1958)’’, Çttad, Vııı/18-19, (2009/Bahar-Güz) S.171

[13] Behlül Özkan (2015): Making Cyprus a national cause in Turkey’s foreign policy,

1948–1965, Southeast European and Black Sea Studies, DOI: 10.1080/14683857.2015.1033292

[14] Resul Babaoğlu, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kurulması ve Makarios’un Türkiye Ziyareti 22-26 Kasım 1962”, Uluslararası Boyutlarıyla Kıbrıs Meselesi ve Geleceği Sempozyumu: Bildiriler; Gazimağusa, 11-13 Aralık 2014 / yay.haz.: Duygu Türker. – Ankara: AKDTYK Atatürk Araştırma Merkezi, 2016. s. 307-308

[15] Kıbrıs Parlamentosu, Kıbrıs Cumhuriyeti Kıbrıs Parlamentosu,“Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası 1960”, Erişim tarihi: 02.03.2020, http://www.parliament.cy/tr/cyprus-independence/constitution-1960

[16] Thomas, Ehrlich, age, s. 1043

[17] Akritas Planı’nın İngilizce tercümesi T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinde bulunabilir. http://www.mfa.gov.tr/akritas-plan.en.mfa

2 Comments

  1. ปั้มไลค์

    14 Nisan 2020 at 01:01

    Like!! Thank you for publishing this awesome article.

  2. I learn something new and challenging on blogs I stumbleupon everyday.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Araç çubuğuna atla