BELGELERLE ERMENİ MESELESİ

                                

    Birinci Dünya Savaşı esnasında yaşanan hadiseler, hepimizin ortak acısıdır. Bu acılı tarihe adil hafıza perspektifinden bakılması, insani ve ilmi bir sorumluluktur.  Fakat 1915 olaylarının Türkiye karşıtlığı için bir bahane olarak kullanılması kabul edilemez.Belgeler ile hakikati görelim.İlk örnek özeti; Adana’da Ermeni milletinden yetim ve dullara yardım için kurulan hayır kurumlarına bütçeden malî destek yapılmasına dair belge.

        Meclis‑i Vükelâ müzâkerâtına mahsûs zabıt varakasıdır.

Zabıtnâme rakamı: 624

Târîh

        Rûmî: 21 Şubat sene [1]325Karârı

Adana ve havâlîsinde bulunan eytâm ve erâmilin terbiye ve i‘âşeleri zımnında vücûda getirilen mü’essesâtın te’mîn‑i masârifi içün hükûmetin mu‘âvenetine ihtiyâc bulunduğu ve bin altı yüz kadar eytâmın her biri içün senevî yedişer ve üç bin kadar dul kadının her biri içün senevî dörder lira i‘tibârıyla cem‘an yirmi üç bin iki yüz liranın tesviyesi Ermeni Patrikhânesince beyân ve istid‘â olunmuş ve sâlifüz’z‑zikr aceze‑i eytâm ve nisvânın te’mîn‑i i‘âşesi muktezî bulunmuş olduğundan meblağ‑ı mezkûrun üç yüz yirmi altı sene‑i mâliyesi muvâzenesine idhâli husûsunun Meclis‑i Meb‘ûsân Riyâseti’ne bâ‑tezkire iş‘ârı tezekkür kılındı.

   2.örneğimizin özeti; İskan yerleri değiştirilen Rum ve Ermeniler ile Dördüncü Ordu Kumandanlığınca belirlenen yerlere nakledilen ailelere yapılan sarfiyat için Aşair ve Muhacirin Müdüriyet-i Umumiyesi bütçesinden ayrılan tahsisat(para) ile Harbiye tahsisatından verilen paranın yetersizliği sebebiyle ek ödenek ayrılmasına dair belge.

Meclis‑i Vükelâ müzâkerâtına mahsûs zabıtnâme

Sıra numarası: 287

Târîh

Rûmî: 5 Eylül sene 1333

Hulâsa‑i me’âli

Dâhiliye Nezâreti’nin 5 Eylül sene [1]333 târîhli ve 524 numaralu tezkiresi okundu.

Karârı

Mezkûr tezkirede muharrer olduğu üzre Aşâ’ir ve Muhâcirîn Müdîriyet‑i Umûmiyesi büdcesinin “iskân masârif‑i umûmiyyesi” faslında mevcûd muhassasât ile ancak muhâcir ve mültecîlerin te’mîn‑i idâreleri kâbil olabileceğinden menâtık‑ı iskâniyyeleri tebdîl olunan Rum ve Ermeniler ile Dördüncü Ordu Kumandanlığınca âher mahallere nakledilen â’ilelere sarfiyât içün mukaddemâ Harbiye tahsîsâtından verilen üç yüz bin liranın adem‑i kifâyesi hasebiyle meblağ‑ı mezbûra ilâveten üç yüz bin liranın daha tahsîsât‑ı mezkûreden tesviyesi bi’t‑tensîb keyfiyetin Harbiye Nezâreti’ne iş‘ârı ve Dâhiliye Nezâreti’ne ma‘lûmât i‘tâsı tezekkür kılındı.

Meclis‑i Vükelâ a‘zâlarının imzâları.

    3.örneğimizin özeti ise, Sevk olunan Ermenilerin yolda istirahatlarının teminiyle tecavüzden korunmaları için gerekli inzibatî(düzen sağlayıcı) tedbirlerin alınmasına dâir belge.Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti’nden Konya Vilâyeti’ne çekilen cevâbî telgraf. Biz devlet olarak, Ermenilerin zarar görmemeleri için elimizden geleni sonuna kadar yapmış milletiz. Ermenistan diasporası, ne zamana kadar bunları görmezden gelecek. Belgeler ile ortaya koyduğumuz bu gerçekler, ecdadımıza olan boyun borcumuzu ödemek için bir adımdır.

Bâb‑ı Âlî

Dâhiliye Nezâreti

Emniyet‑i Umûmiye Müdîriyeti

Husûsi: 107

Şifre

Konya Vilâyetine

Cevâb-ı 27 Eylül sene1331 Sevk olunan ve olunacak Ermenilerin karadan gönderildiği anlaşılıyor. Yolda esbâb‑ı istirâhatlarının te’mîniyle bir tecâvüze uğramalarını mâni‘ tedâbir ittihâzı.

Fî 30 Eylül 1331

Nâzır

                                                                                                                             Talat                                                               

   4.örneğimizin özeti ise, Ermeni Patrikhanesi Kilisesi’nde maddi sıkıntı içerisinde bulunanların sevkleri için harcanacak meblağın hesap edilmesine ait belge. Savaş ortamında ve tehcir sırasında dini inançlara saygı duyacak ve onların ihtiyaçlarını karşılayacak kadar naif bir milletiz biz.

Bâb‑ı Âlî

Dâ’ire‑i Umûru Dâhiliye

Mektûbî Kalemî

Aded

559

Zabtiye Nezâreti Behiyyesine

Sa‘âdetlü efendim hazretleri

22 Mayıs, sene 1325 târihli tezkire‑i behiyyelerine cevabdır. Ermeni patrikhâne kilisesinde ve hâl‑i zaruret de bulunan üç yüz elli beş şahsın kâ‘ide‑i tasarrufa ri‘âyeten mecidî yirmi guruşdan kaç guruşla memleketlerine sevk ve i‘zâmları kâbil olacağının serî‘an tankîkiyle inbâsı husûsuna himmet buyurulması bâbında irâde efendim hazretlerinindir.

Fî 25 Cumâde’l‑ahıra, sene 1327 ve fî 1 Temmuz, sene 1325

Dâhiliye Nâzırı

   Son örneğimizde ise, Ermenilerin yedi binden fazla Müslümanı yakmaları ve üçyüzden fazla genç kadını kaçırmaları, Şehril nahiyesinin Emup köyü ahalisine zulmettiklerine dair belge.

         Bâb‑ı Âlî

Dâhiliye Nezâreti

Şifre Kalemi

Şifre Telgraf‑nâme

  VALİ MÜNİR(Sol en altta)
  31 Mayıs, sene 1335 ERZURUM

       Asâkir‑i Osmâniyye’nin çekilmesinden yirmi bir gün sonra Ermenilerin Kınalı, Karahaç karârgâhlarında ictimâ‘ eden yedi bin altmış İslâmı yakmak sûretiyle itlâf etdikleri ve üç yüz altmış genç kadını berâberlerinde götürdükleri ve iki ay sonra dahi Şehril nâhiyesinin Emup köyünde üç gün muhârebeden sonra hîçbir şey yapmayacaklarını te’mîn ile ahâlîyi aldatarak teslîm aldıkları binüçyüzotuzüç adamı kâmilen ve altmış genç kadını berâber götürerek haklarında ba‘zı gûnâ mu‘âmele îkâ‘ eyledikleri ve bu hâli delâ’il ü emârâtıyla oraya gelen İngiliz kumandanlarına defe‘âtle beyân ü isbât etmişler ise de kat‘iyyen dinlemeyip havâlî‑i mezkûrenin muvakkaten Ermenilere terki lâzim geleceği ve bu terk keyfiyyeti sulh konferansının netîcesi olmayıp kendi fikirlerince böyle yapılması îcâb edeceği yolunda cevâb aldıkları ve bu yüzden Ermeniler kuvâ‑yı külliyye ile hudûdlara yaklaşarak tecâvüz edecekleri Bâyezîd’e gelmiş olan Nahçıvan’ın Genceli Hacı Cebbârvay‑zâde tarafından ifâde olunduğu Bâyezîd Mutasarrıflığı’nın iş‘ârı üzerine ma‘rûzdur

   Her Osmanlı İmparatorluğu vatandaşı gibi Ermenilerin de o dönemde yaşadıkları acıların hatıralarını anmalarını anlamak ve paylaşmak bir insanlık vazifesidir. 20. yüzyılın başındaki koşullarda hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmalarını diliyor, torunlarına taziyelerimi iletiyorum. Aynı dönemde benzer koşullarda yaşamını yitiren, etnik ve dini kökeni ne olursa olsun tüm Osmanlı vatandaşlarını da rahmetle ve saygıyla anıyorum. Şehit olan tüm Türk evlatlarına Allahtan rahmet diliyorum . milletimizin başı sağ olsun. Ermeni diasporasının ve Avrupa’nın göstermiş olduğu tutumları lanetliyor ve kendi karanlık tarihlerine bakmalarını istiyorum. Peki içimizde yaşayan ve bu olaya “soykırım” diyenlere ne demeli. Hayatları genellikle Cihangir ile Taksim arasındaki birkaç yüz metrede ve özellikle de barlarda geçen, “aydın”, “akademisyen”, “davulcu” yahut “zırtapoz” vesaire başlığı altındaki hemen her bildiriyi pattadanak imzalayan, bir-iki sene önce “özür” kampanyası başlatıp ellerinde mumlar ile Taksim’de yerlere oturan, hemen her vesile ile “Katil bir milletiz! Ermeni’yi de, Rum’u da, Arap’ı da, Hintli’yi de, Marslılar’ı da kestik” deyip neredeyse başkaları için, meselâ Fransa adına Cezayir’den bile özür dilemeye hazır zevâtlardan bahsediyorum.  Çıkıp konuşur, bağırıp çağırır ve hele“Ah biz katil Türkler!” diye şöyle bir haykırdınız mı “entelektüel”olursunuz!

    1915 meselesi üzerine birçok çalışma yapan ve Tehcirin mimarı Talât Paşa’nın evrakını yayınlamış, dolayısı ile bu alanda çalışma yapmış, Gazeteci Murat BARDAKÇI beyefendiye, bu konuda duruşunu beğendiğim, Dış İşleri Bakanımız Sn. Mevlüt ÇAVUŞOĞLU beyefendiye teşekkür ederim.

10 Comments

  1. hi

    28 Ekim 2019 at 19:00

    of course like your web site but you have to
    take a look at the spelling on several of your posts.
    Several of them are rife with spelling issues and
    I to find it very bothersome to tell the reality nevertheless I will surely
    come back again.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla