Zindan’da Unutulan Büyükelçi

Köprülü Mehmet Paşa, Osmanlı’nın en çalkantılı dönemlerinde devleti başarıyla yönetmiş bir devlet adamı. Bu hikayede onunla Fransız büyükelçisi Jean de La Haye arasında ki hikayeyi okuyacaksınız.

Biraz acayip bir hikaye. 

Fransa 14. Louis döneminde, Osmanlı’nın kendisine yaptığı bütün yardımları unuttu ve Osmanlı aleyhine faaliyetlere başladı. Hatta o dönem Osmanlı’nın savaştığı Venediğe gizli gizli yardım bile etti. Büyükelçi ile aralarında ki iletişiminde ifşa olmaması için özel bir şifre sistemi kullanıyorlardı. Ama Köprülü Mehmet Paşa bu durumu anladı. Zaten kendisi, Köprülü Mehmet Paşa sadrazam olduğunda huzura kabulünü istememiş, biatlerini sunmamış, hediyelerini takdim etmemişti. Bir gün tuhaf bir şey oldu. Yabancı bir asker Venedik müzakerecisi Ballerino’ya ve Fransa elçisine teslim edilmek üzere kendisine emanet edilen bir paket şifreli mektubu Mehmet Paşa’ya sundu. Yabancı asker sadrazama Fransa ve Venedik arasında ki işbirliğini anlatmıştı. Venediğe nasıl yardım ettiklerini söylemişti ve delil olarakta bir paket şifreli mektup sunmuştu. Şifreli mektupların Mehmet Paşa’nın eline geçtiğini öğrenen La Haye soğuk terler döküyordu. Askerin sorgusu tamamlandı ama bir sorun vardı o da şifreli mektupların çözülememesiydi. Bunun üzerine sadrazam, elçinin Edirne’ye getirilmesini istedi. O dönem La Haye yatağından kalkamayacak kadar hastaydı ve oğlunu yolladı. Sadrazam bu durumu pek sıcak karşılamadı. Hatta oğlunu haddini aşan sözleri sadrazamı iyice sinirlendirdi bunun üzerine Köprülü, çocuğu zindana hapsettirdi. Ve beraberinde elçilik heyetindeki kişilerin şifreyi çözmezlerse çocuğu öldürüleceğini söyledi. Ama mektuplarda ki şifreyi kimse çözemedi. Edirne’de ki elçilik heyeti sıkıştırılırken, hasta yatağındaki La Haye boş durmuyordu ve Fransız vatandaş Kicklett’in Edirne’ye doğru şifreleri çözmek üzere gittiğini öğrendiği anda Kicklett’i ortadan kaldırdı. Ancak La Haye’in oğlu hala zindandaydı. Köprülü, iyileştikten sonra La Haye’i de Edirne’ye getirtti. Ancak elçinin kendisi de şifreli mektupları çözemedi. Ayrıca elçilik tercümanınında altı ay önce Fransa’ya gittiğini söyledi. Bunun üzerine sadrazam La Haye’i de zindana attırdı. Ardından sadrazam Erdel seferine çıktı. Seferden dönene kadar La Haye ve oğlu zindanda bekletildi. Köprülü, Erdel’den muzaffer bir şekilde Edirne’ye döndüğünde La Haye ve oğlunun serbest bırakılması için ricacılar gelmişti. Köprülü bunun üzerine sadrazamlara yakışır bir mizah anlayışıyla, ‘’Hay Allah, onlar hala buradalar mı?’’ Diyerek alaylı bir cevap verdi ve salıverilmelerini emretti. İşte La Haye ve oğlu için mutlu bir son. 

Başka hikayelerde görüşmek üzere. Sevgiyle kalın.

61 Comments

  1. nike air max 270

    16 Eylül 2019 at 10:29

    I must get across my appreciation for your kind-heartedness supporting individuals who actually need assistance with this topic. Your special commitment to passing the solution along ended up being exceptionally significant and have in every case enabled workers just like me to achieve their pursuits. The invaluable help can mean a great deal to me and a whole lot more to my peers. With thanks; from all of us.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla