Sanat Fedaisi Afife Jale

Yıl 1918. Afife, çocukluk hayali olan Darülbedayi’de stajyer oyuncu. Türk ve Müslüman kadınların sahneye çıkması yasak. Afife yılmıyor, tüm provalara katılıyor, kendini sahneye hazırlıyor. Bir yılı aşıyor süre. Derken 1920’de Hüseyin Suat’ın “Yamalar” adlı oyunu sahneye konulacak Darülbedayi’de. “Emel”i oynayan Eliza Benemenciyan Paris’e gidiyor. Rol Afife’nin. Hayallerinin peşinden koşarken Afife, artık sahnede Jale. Alkışlar yükseliyor sahnede, oyunun yazarı tarafından alnından öpülüyor,”sanat fedaisi” oluyor Afife.

 Oyun gecesi polis Darülbedayi’yi basıyor. Bunda ve diğer baskınlarda da kurtulacak olan Afife bir gün sokakta yakalanıp karakola götürülüyor. “Dinini ,milliyetini satan sen misin?” deniyor Afife’ye. Tokatlanıyor. Sadece bedeni değil ruhu da inciniyor Afife’nin.
 Babası da karşı çıkıyor tiyatrocu olmasına. Fahişelikle itham ediyor Afife’yi. “Benim Afife diye bir kızım yok” diyor. Afife, zaten artık Jale.
Sanata olan aşkı ağır basıyor,terk ediyor baba evini. Bu sırada Darülbedayi’ye gönderilen bildiriye göre Türk ve Müslüman kadınlar artık sahneye kesinlikle çıkamayacak. Afife’nin görevine son veriliyor. Hiçbir desteği yok, hayatı alt üst, bir de üstüne hiç bitmeyen baş ağrıları başlıyor. Tedavisinde morfin kullanılıyor. Afife artık morfin bağımlısı.
 Birkaç yıl sonra Anadolu’da turneye çıkıyor, Kadıköy’de oynuyor, temsiller veriyor. 1923’ten sonra Mustafa Kemal sayesinde Türk kadınları artık sahneye çıkabilecek.
 1929’da Selahattin Pınar’la evleniyor Afife. İkisi beraberken çok mutlu. Selahattin Pınar çok aşık Afife’ye. Daha önce hiç yapmadıkları şeyleri beraber yapıyorlar, Pınar, Afife’ye şarkılar besteliyor. Ama bu mutluluk uzun sürmüyor. Bu büyük aşkı kötü günler bekliyor. Afife tiyatronun eksikliğini morfinle kapatmaya çalışıyor. Evliliği de morfin yüzünden 1935’te sonlanıyor.
 Türk ve Müslüman kadınların sahneye çıkmasının yasak olduğu dönemde tiyatro aşkından vazgeçmeyen Afife,  büyük tutkusunun bedelini sefaletle, acıyla, kimsesizlikle ödüyor.
 Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne yatırılıyor. Bir deri bir kemik kalıyor. Hastaneden çıkıp bir süre abisinin evinde kaldıktan sonra tekrar hastaneye dönüyor Afife. Dostlarına yazdığı mektuplar cevapsız, Afife ölürken bile çok yalnız.
Afife Türk kadınına tiyatroda öncülük etmiş , “İlk” olmanın zorluklarını ruhunda ve bedeninde taşımıştır. Acı dolu hayatına erken veda etse de hayallerinin peşinden koşan herkese umut olmuştur.
“Beni acıyarak değil, düşünerek, severek, kucaklayarak hatırlayın” -Afife Jale.

286 Comments

  1. BennyRiG

    21 Temmuz 2019 at 19:50

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla