Comenius Projesi: Yurtdışına İlk Adımlarım

Yurtdışına gitmek dendiğinde bir korku alıyor bizi. Alışık olduğumuz düzeni ve çevreyi bırakıp bilmediğimiz bir ülkeye yolculuk yapmak endişe verici olabiliyor. Giden kişi engelli veya sağlık sorunlarına sahip olduğunda bu endişelere önyargı da eşlik ediyor.

“Nasıl gideceksin ki sen yurtdışına?” diye soruyorlar mesela. Ya da “Kim sana yardım edecek, tek başına gidemezsin ki!” diyorlar telaş içinde. İlk yurtdışı seyahatimi gerçekleştirmeden önce duyduğum sözlerdi bunlar ailemden. 17 yaşında, lise üçüncü sınıfta okuyan engelli bir öğrenci! Nasıl gider, ne yapar ne eder ki yurtdışında değil mi ama? 1 hafta İtalya’ya gideceğimi öğrendiklerinde hepsinin kafasındaki temel düşünce buydu. Giderken biraz korktuğumu itiraf etmeliyim, ama yurtdışına gitmek benim için uzun ve heyecan verici bir süreçti.

Bu projeye katılana dek ne pasaportum vardı ne de uçağa binmiştim. Yürüyebilmek için yıllardır gördüğüm tedavi yüzünden çevreme yeni yeni alışıyordum. İnanması zor ama otobüse bindiğimde bile tarifsiz bir sevinç yaşamıştım. Durum böyleyken pasaportumu alıp uçağa binmenin, farklı bir ülkeye seyahat etmenin kalbimde yaşattığı heyecan ve mutluluğu hayalgücünüze bırakıyorum.

Peki nasıl mı gittim? Okuduğum lisenin empati konulu bir Comenius projesine katıldığını öğrendim. Proje beş ülkenin ortak katılımıyla yapılacaktı ve İngilizcesi iyi olan öğrencileri önce yazılı, sonra sözlü sınavlara çağırdılar. İngilizce okulda en başarılı olduğum dersti ve yurtdışına gitmek çocukluğumdan beri süslüyordu hayallerimi, bu nedenle ben de bu sınavlara katıldım. Hazırlıksız yakalanmama ve heyecandan titrememe rağmen o kadar başarılı oldum ki en iyi puanları aldım. Proje dahilindeki ülkeleri sayıp gitmek istediğim ülkeyi seçmeme izin verdiklerinde bir an bile düşünmeden “İtalya’ya gideceğim!” dedim.

İtalya kültürü, mimarisi ve yemekleriyle hep ilgimi çeken bir yer olmuştu. Collesium, Fontana di Trevi (Aşk Çeşmesi olarak da bilinir) gibi yerleri görme, İtalya’yı kendi adımlarımla tanıma fırsatı beni çok heyecanlandırmıştı. Seçildiğimi öğrendiğim andan itibaren o kadar mutluydum ki zaman su gibi akıp geçmiş ve gitme vakti gelmişti. Öğretmen ve arkadaşlarımdan oluşan bir grupla beraber gittik, tarihi yerlerin yanısıra Vatikan’ı ve çeşitli İtalyan okullarını, müzelerini dolaştık. Öğrenci gruplarıyla beraber empati ve kültürel çeşitlilikle ilgili aktivitelerimiz oldu. Farklı ülkelerden arkadaş edinme şansı da edindim. Bu deneyim sayesinde dünyaya olan merakım arttı ve yeniden yurtdışına gitmeyi kafama koydum. Hatta Aşk Çeşmesi’ne para atarken “Bir gün tekrar İtalya’ya gelmeyi” diledim. Bu dileğimin nasıl ve ne zaman gerçekleştiğini başka bir yazımda anlatacağım.

Anlatmak demişken, Comenius projelerinin ne olduğundan da biraz bahsetmek gerek. 13-30 yaş arası kendini ifade edebilecek kadar İngilizce bilen kişilerin katılabildiği kısa dönem yurtdışı projeleridir. Genellikle eğitim ve kültürel çeşitlilik gibi konularda, birkaç okulun (ortaokul, lise, vb) katılımıyla gerçekleştirilir. 1 hafta 10 gün gibi sürelerle yapılır, temel masrafların tamamı (ulaşım sonradan katılımcıya ödenmek üzere) Ulusal Ajans tarafından karşılanır. Bu tür projelerin amaçları kültürel etkileşimde bulunmak, yabancı dil pratiği sağlamak olarak özetlenebilir. Okuldaki öğretmenler Comenius projesi yazabilir veya var olan bir projeye internetten başvurarak okullarının da dahil olmasını sağlayabilirler.

Benim açımdan bir dönüm noktasıydı, yine olsa hiç düşünmeden yapardım (yaptım da zaten). Yapmak istediklerinize korkularınız değil, heyecan ve cesaretiniz karar versin. Böylece yurtdışına gitmek ya da hayalinizi gerçekleştirmek için gereken o adımı atacak gücü bulursunuz içinizde. Tıpkı benim bulduğum gibi…

40 Comments

  1. how to get help in windows 10

    20 Temmuz 2019 at 19:18

    Hi there to every body, it’s my first go to see of this web site;
    this web site includes awesome and really excellent information for readers.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla