Hançer ! ABD , Türkiye’den Ne İstiyor?

ABD Türkiye’den Ne İstiyor?

 

Bugün ülkenin neresine giderseniz gidin,  hemen hemen her kesimin üzerinde birleştiği bir soru var, “Yahu kardeşim bu ABD’nin Suriye’de Irak’ta ne işi var?” Aslında bakarsanız Amerika Ortadoğu’dan ikinci dünya savaşından sonra hiç gitmedi, hep bir bahane bulup geri döndü. Bunu önce üsler kurarak , daha sonraları Irak ve Suriye’ye girerek gerçekleştirdi. Peki ama neden? Açıkçası ben ABD’nin tek derdinin petrol olduğunu düşünmüyorum, hele ki dünyadaki petrol rezervlerinin bitmeye yüz tuttuğu şu günlerde. Elinde CIA gibi üst düzey istihbarat ağı olan bir Abd’den söz ediyoruz, ortadoğudaki çıkarlarını anlamak bugün için zor, ama ülkemize karşı tutumları göz önünde bulundurulursa bizim hakkımızda ne düşündükleri ortada. ABD’nin ortadoğu planlarında ne çok güçlü, ne de çok güçsüz bırakılmış bir Türkiye var, bunu nereden mi çıkarttım gelin birlikte inceleyelim.

Biz ne zaman kafamızı kaldırıp savunma sanayinde güçlenmeye çalışsak bize karşı hep bir yaptırım uygulandı, Altay tankından tutun yerli silahlarımıza, füze sistemlerimize, Atak helikopterlerine kadar her şeyi kendimiz üretmeye başladık , ama bunun karşılığında NATO üyesi olmamıza rağmen ABD’nin tedirginlik sinyallerini aldık. Peki neden dost(!) ABD, müttefikinin güçlenmesinden rahatsızlık duyuyor? Sebebi ortada, üretim yapan bir Türkiye görmek istemiyor ABD. Bundan 50 yıl önce soğuk savaş döneminde olduğu gibi kendi çöplerini Türkiye pazarında satıp kâr etme derdinde. Öte yandan Türkiye bu konuda artık eskisi kadar pasif değil, özellikle ASELSAN’ın çalışmaları ve ülkemizin savunma sanayine kazandırdıkları son derece takdire şayan.

Diğer tarafta bu yeni çıkan papaz olayı… Hukuki işlem devam ettiği için yorum yapmam doğru olmaz bu konuda ama şöyle bir gerçek var ki ABD’nin Türkiye’den bu papazı istemesi ne kadar doğru? 20 yılı aşkın süredir ülkemizde yaşayan bir papazdan bahsediyoruz, kaldı ki demokrasi temsilcisi (!) ABD, nasıl oluyor da işleyen hukuki bir süreci tanımaksızın böyle bir talepte bulunabiliyor ve daha da fazlası ülkemize karşı yaptırım uyguluyor? Çok değerli ağabeyim, yazar Ahmet Haldun Terzioğlu şöyle demişti bugün yazısında; “En uzun ABD ambargosu 3 yıl sürmüştü yanılmıyorsam, ki o zaman daha muhtaçtık ama dayandık, şimdi yine dayanırız. Bin katına dayanırız!” Biz dayanmasına dayanırız da hocam, ya sonra? 1974’ü unutmayalım… Kıbrıslı Türk kardeşlerimize edilen zulümlere karşı dönemin başbakanı Bülent Ecevit İngiltere’de görüşmelerini sürdürürken, dönemin başbakan yardımcısı rahmetli Erbakan Hoca bir gecede girmek zorunda kalmıştı Kıbrıs’a… Sonrası malum… Ambargolar ve yaptırımlar peş peşe geldi. Kuzey Kıbrıs’ı aldık ve elbette mühimdi bu olay, Türkler aradan tam 150 sene sonra ilk defa toprak kazanıyordu batıdan, ama biz Kıbrıs’ı alırken on yılımızı kaybettik gelişmişlik açısından. ABD iyi bir kumarbazdır, eğer bir papaz üzerinden yaptırım yapma kararı aldıysa Türkiye’ye, mutlaka bunun altında yatan göremediğimiz sebepler de vardır. Bu sebep belki 5 yıl, belki 10 yıl sonra çıkar, ama mutlaka çıkar.

Özetle;

ABD kendinde suç aramaz, zamanında askerimizin başına çuval geçirip “pardon” dediğini unutur da, bizim ülkede kalmış bir papazı unutmaz. FETÖ – YPG itlerini besler de, Afrika’da aç bıraktığı masuma el uzatmaz. Bize dost gibi görünür, yüzümüze güler, ama elindeki hançeri saplamadan duramaz. Oysa bunca hesaba rağmen bir şeyi atlar.

Türkiye Cumhuriyeti şehitlerin kanıyla kurulan bir devlettir, ve bu millet, hançer yemekten korkmaz!

Emre YÜKSELEN

Antalya'nın Finike ilçesinde doğdu. Edebiyata ve tarihe düşkünlüğüyle tanınmış, bunun yanı sıra bir zamanların en çok satan kitabı "Lahza" 'nın yazarı Author Lives 'dan edebiyat ve rehberlik dersi almış, ortaokul ve lisede okul başkanlığı yapmıştır. Daha sonraları Federasyon Antalya İl Başkanlığı ve Türkiye Gençlik Meclisi Genel Başkan yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. Yazım hayatına 3Nokta dergisinde başlamış, Dr. Jirvago Özel Ödüllerinde "İkarus" adlı şiiriyle En Genç Antoloji Şairi; "Begonya" adlı hikayesiyle Yılın En Genç ve Başarılı Yazarı (mansiyon) ödüllerini almıştır. Yazım hayatına halen devam eden Emre Yükselen, 2017 yılında akademik çalışmalara başlamış, "Unnational History" adlı teziyle Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi 'nde akademik öğrenci asistanı olmaya hak kazanmıştır. Uygurca, Çince, İngilizce bilen yazar; orta düzeyde de Almanca, Osmanlıca, ve Eski Yunanca (Helenik) öğrenmektedir.

169 Comments

  1. finemineralsgems.com

    15 Ekim 2019 at 21:42

    ‘Up to his neck in dirty money’: Dems demand to know who’s paying
    Rudy Giuliani – saywhat-politics: The Daily Beast reports that Rep.
    Sean Patrick Maloney (D-NY) is demanding that the former New York mayor explain who
    has been funding his…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla