İnsanlık İdeal Bir Düzene Kavuşabilir mi?

  1. İnsanlık İdeal Bir Düzene Kavuşabilir mi?

Bugün dünyada birçok ideoloji- dünya görüşü var.Bu görüşler çoğu zaman birbirlerine düşman olsalar da çoğunun paydası insanlığı huzura kavuşturacak bir ortam oluşturmaktır.Kimi görüşler sorunu sadece ekonomide görmüş, kimileri cinselliğe eğilmiş, kimi duygularla hareket etmiştir. Fakat çoğumuz bu görüşleri savunurken önemli bir soruyu sormayı unuturuz: İdeal bir düzen mümkün mü?

Bu soruyu cevaplamak için hikayemizin başkahramanı olan insana eğilmeliyiz.İnsan nedir? Ayrı bir tür müdür? Yoksa gelişmiş bir hayvan mıdır? Bugünkü bilimsel verilerimizle insanın gelişmiş bir hayvan olduğu yadsınamaz bir gerçek. Peki insanı insan yapan, diğer canlılardan ayıran özelliği ne? Bir vicdanı ve özgür iradeye sahip olması. İnsan maddi anlamda gelişmiş bir hayvan olsa da manevi olarak düşündüğümüzde aslında hiçbir varlığa benzemeyen bir tür olduğumuzu görürüz.Kur’an da bu konuda “Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.”[1] diyerek insanın hayvandan da aşağı olabileceğini belirmiştir. Bu demek oluyor ki insan hayvani duyguların etkisinde, fakat hayvanlardan farklı olarak bu duyguları yönetebilecek bir yapıya sahiptir.İnsanda fıtratı gereği rant, hırs, zenginlik gibi duygular bulunur ve bugün de ideolojilerin çözüm bulmaya çalıştıkları sorunların ana kaynağı bu duygulardır.

Komünizm ekonomi faktörünü minimize ederek insandaki rant, zenginlik hislerini köreltmeye çalışmış, fakat bu sefer de insanlar bu duygularını tatmin etmek için devlet kademelerinde yükselmeye çalışmış, bu da yozlaşmış bir sistemi doğurmuştur. Anarşizm ise bunu görerek devleti kökten kaldırarak insana hiçbir alanda mücadele hakkı tanımamıştır.Fakat bu görüşlerin unuttuğu şey insanların duygularını dış müdahaleyle durduramayacaklarıdır.İnsan bu duygularını tatmin etmek için savaşmayı hatta ölmeyi göze alacaktır, Sovyetlerin dağılması da bize bunu göstermektedir.Dış baskı hiçbir zaman insanın genlerinde var olan duyguları bastırmaya muvaffak olamamıştır.

Peki o zaman ne yapmalı? Kapitalist-liberal düşünürler ise insanı serbest bırakarak duygularını tatmin etmesine göz yummayı tercih etmişlerdir.Kapitalist sistem çıkar temelli bir sistemdir ve bugün hala belli kesimlerin çıkarlarını koruduğu için ayaktadır.Bugün birçok haksızca soyulan insanlar bu düzeni yıkmaya çalışmaktadır.Ve bu insanlar Kapitallerden daha güçlü hale geldiğinde onları durduracak bir güç kalmayacaktır.

Peki o zaman çözüm ne? İnsan doğası gereği kötülük işler ve bunu durdurmak en azından insan eliyle durdurmak imkansızdır.Çünkü bu hırsları durdurmaya çalışan devletler, ideolojiler eninde sonunda hayvani hırslarını tatmin etmek isteyen insanların ayakları altında ezilmiştir.Bu demek oluyor ki insanları durdurmak için insanların onu yıkamayacağı, istese bile erişemeyeceği bir şey olmalıdır. Bu şeyin maddi olmayacağı açıktır.Manevi olmalıdır. İnsanları etkileyici olabilmesi için de hayatın gerçekleriyle uyuşmak zorundadır.Bu dinden başka birşey değildir.Bize göre ise hak Din İslam’dır ve bundan sonraki yorumlarımız bu çerçeveden okunmalıdır.

İslam dünyada insana tamamen huzur getirme davasında değildir.Zaten İslam’a göre insan bu dünyaya acı, cefa çekerek ideal olan Cennete hak kazanmak için gelmiştir.İnsana bu dünyada gün yüzü yoktur. İslam sadece bu sınav alanını vereceğimiz sınav için en uygun hale getirmeyi arzular.İnsanın hırslarını tatmin etmesi için gerekli alanları açık tutar fakat bı başkasının özgürlüğünü etkilediği anda olaya el koyar.İslam her zaman hata payını dikkate alır ve ona göre davranır.Zaten Hz Muhammed de hadislerinde ümmetine fitne buluşacağını ve her geçen zaman bu fitnenin daha da büyüyeceğini haber verir.Bu demek oluyor ki sistem gün geçtikçe hastalanır çöker çünkü “ideal” değildir, dünya koşullarında olamaz da.

Anlayacağımız insanlık ne kadar ideal düzen hasreti çekse de bu dünya şartlarında imkânsızdır. Ancak hata ve yıpranma payları dikkate alınarak “olabilecek en iyi” koşullara ulaşmak için çabalanmalıdır.

[1]: Araf 179.

 

Eray Solmaz

3 Comments

  1. Songül

    30 Temmuz 2018 at 22:59

    Yazınızı okudum çok güzel bir konuya değinmişsiniz ve çok güzel bir teknikle ilerlemişsiniz. Fakat bazı kelime hataları olduğunu düşünyrm. Yani dediğim gibi fikir çok iyi fakat yanlış kelimeler yanlış anlamlar doğurabilir (Özellikle sonuç bölümünde )

  2. 918 kiss

    30 Eylül 2018 at 17:14

    You will find a great sum of information about
    old coin value and also their price percentage rates.
    Your clients are important, and visitors you should go a good way by treating them appreciate. https://918kiss.host/72-918kiss-918-kiss-or-scr888

  3. PaltroxT Test Booster

    30 Eylül 2018 at 19:51

    Good ? I should definitely pronounce, impressed with your
    site. I had no trouble navigating through all
    tabs as well as related info ended up being truly easy to do to
    access. I recently found what I hoped for before you know
    it in the least. Quite unusual. Is likely to appreciate it for those who add
    forums or something, website theme . a tones way for your client to communicate.
    Nice task. http://schott.im/jeffereycamarena10_187688

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla