Bastırılmış Çocuklar

Yolda beklerken, bir babanın 5 yaşlarındaki kızına, “Sakın benim yanıma ağlayarak gelme.” dediğini duydum.
Bu çocuğun ileride nasıl bir yaşamı olur acaba?
Uzun süredir üzerinde durduğum ve yaptığım gözlemler ve çalışmalardan biri olan;
#BASTIRILMIŞ #ÇOCUKLAR diye isimlendirdiğim araştırmamdan bazı fikirleri size sunmak istedim
Ailede sevilmemiş veya ifade ve fikir sunulmaya izin verilmemiş vesaire!!! çocukların ileriki hayatlarında dış dünya ile olan ilişkilerindeki sorunların büyüklüğü ve yıkıcı durumları nelerdir, diye baktığımız bir konu
Bu tür çocukları ikiye ayırırsak; bastırıldıklarından dolayı çok sessiz, fikir ortaya sunmaktan çekinen, belli olay ve meselelerde geride durmaya çalışan ve her şeyde ortaya atılan, yanlışlara sapan, kendini daha fazla göstermek için iyi kötü şeyleri yapan ve en kötüsü kendini hep kanıtlamaya çalışan çocuklar…

Tüm sıkıntılarında annesine koşan bir çocuk ondan şiddet görünce tutunduğu dalın kırıldığını düşünür ve artık ona yaslanmamaya başlar.
Merakı bastırılan çocuk sorularının cevabını kimi zaman çok daha kötü yerlerde arayabilir.
Çocuklarıyla daima iletişim içinde olmayan aileler onlardaki değişimi fark etmediklerinden dolayı düzeltilebilecek olayları ve huyları tamamen yerleştirdiğini çok geç fark edince buna hiçbir yardımda bulunamaz.
Sevincini veya acısını paylaşırken aynı özenle karşılık verilmediğinde o çocuğun artık çoğu şeyi aileyle değilde başkanlarıyla paylaşmasına sebep olur gibi bir çok örnek sunabiliriz elbette.

Şimdi bunu maddeler halinde çocuklar üzerindeki etkilerinden bahsedelim; Öncelikle öz güven eksikliği olan ve hiçbir şeyi yapamayacağını düşünen sen yapamazsın edemezsin diye telkinlerde bulunulan çocuklarda büyük adımlar ve kararlar alamayacak duruma gelirler.
Örneğin bir iş kurmak isteyen bu birey, öz güven eksiliğinden dolayı yapamayacağını düşünür ve çoğu kez bir şeyleri göze alamadığı için hayatta başarılı olması zorlaşır.

Eğer olayı özetlersek altı kritik sonuç ortaya çıkıyor. Bunlar :

1-öz güvensizlik
2-Susturulmak
3-Korkutulmak
4-Cesaret edememek
5-Suflör (yönlendirmek)
6-Kendini kendine kanıtlama ihtiyacı
Bu maddeleri başka bir yazımda açıklarım. Okuduğunuz için teşekkürler.

“Hepimiz kendi havamızı yaratır, duygusal evrenimizde gökyüzünün rengini kendimiz belirleriz.” – Fulton J. SHEEN

 

Songül Taşkaya

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla