Sözcüklerle Resim Çizen Adam : Metin ALTIOK

Bergamalı Melahat Moral ile matbaa işçisi Süleyman Altıok’un ilk çocukları olan Metin Altıok, 1941 yılında, İzmir’de dünyaya gelir.

İlk ve orta öğrenimini İzmir Karşıyaka’da tamamladıktan sonra AÜ Dil Tarih ve Coğrafya fakültesinde Felsefe okur.

Metin Altıok, çevresi tarafından ressam olarak kabul edilmiştir. Daha sonra kelimelerle çizdiği resimler dikkat çekti.

Behçet Necatigil’in söylediği gibi: “İlk kitabıyla şair olur.”Öyle de oldu şüphesiz .İlk şiir kitabı “Gezgin” ile adını duyurur.

Dizelerine ve resimlerine birçok derin anlam yükleyen şair, ailesiyle olan mutsuzluğunu da dile getirir. Annesinin onu aslında o kadar da çok sevmediğini ve anne şefkatine ne kadar muhtaç olduğu şu dizelerle anlatmış :

“Kötü annem, beni komşunun oğlu kadar seven annem.”

Aslına bakarsak şairin annesiyle olan sıkıntıları ailesel sıkıntıları doğurmuş. Süleyman Bey, eşinin aksine sevgisini gösteren ve şefkatini esirgemeyen yumuşak huylu biriydi.

İlgiye ve sevgiye o kadar muhtaç ki “Anamın bıraktığı yerden sarıl bana.” diyerek kalbi burkturuyor.
Tuvalini,fırçasını susturup kelimelere sığınan Altıok’un tek acısı bununla sınırlı kalmıyor işinden ayrılıyor, eşinden ayrılıyor. Tek limanı,tutunduğu tek dalı kızı, Zeynep’i kalıyor. Zeynep’li şiirler, Zeynep’li mektuplar yazıyor.
Dost meclisinde acısını türkülerle de hissettiriyor. Hislerini içten,samimi bir sadelikle anlatmasına rağmen keskin,vurucu şekilde açıklayan bir yazar . “Sözcüklere bürünüp şiir diye gözüken her şey hayatın ta kendisidir.” diyor acıları omuzlayan adam.

Bingöl’deyken sınıfın penceresinden, Çapakçur Deresi’nin etrafındaki kavak ağaçlarına dalar sık sık: “Ah kavaklar, acı düştü peşime ardımdan ıslak çalar”. Aklından ille Zeynep geçer; varsa Zeynep, yoksa yine o! Yokluğu acı, kavak ağaçlarına dert yanılan. Öğrencilerine en çok anlattığı da yine Zeynep’tir. Kızını yâd edişlerini ise şöyle
tamamlar kimi zaman: “Bingöl’ün karı, dağı, balı meşhur ama benim gönlümde kızımdan daha önemli hiçbir kimse olamaz.”

Sezen Aksu’nun da seslendirdiği o meşhur “Kavaklar” şiiri ;

Bedenim üşür, yüreğim sızlar.Ah kavaklar, kavaklar.
Beni hoyrat bir makasla
Eski bir fotoğraftan oydular.
Orda kaldı yanağımın yarısı,
Kendini boşlukla tamamlar.
Omuzumda bir kesik el,
Ki durmadan kanar.
Ah kavaklar, kavaklar.Acı düştü peşime ardımdan ıslık çalar.

Ah be duygu şairi keşke o yangında ağır yaralanmasaydın. Yaralanmasaydın da nice şiirler bıraksaydın .
Ne yangını hangi yangın ? dediğinizi duyar gibiyim.

Madımak’ın yakamadığı şair, 1993’te dördüncüsü kutlanacak Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’a gitmek üzere davet alır. Aydınlık’a yedek yazılarını yazıp bırakır. Akşam, evde, o güne dek hiç yapmadığı bir şey yapar. Bütün şiir kitaplarını tek tek imzalar eşi Nebahat Çetin’e… Giderken masanın üzerine kendi resmini çizdiği bir kağıt bırakır; eşine döner, “Yandığımın resmidir” der.

Katliamdan sağ kurtuldu fakat girdiği komadan çıkamadı.

9 Temmuz 1993 yılında otuz altı arkadaşının kaderini paylaştı ve aramızdan ayrıldı.

Metin Altıok’a ait kitaplar:

-Gezgin

-Metin Altıok’tan Zeynep’e Mektuplar

-Şiirin İlk Atlası

-Yel ve Gül

 

 

Hatice UÇAK

Fırat Üniversitesi

Türkçe Öğretmenliği

 

 

46 Comments

  1. how to get help in windows 10

    21 Temmuz 2019 at 13:09

    Good day! I could have sworn I’ve visited your blog before but after going through
    many of the articles I realized it’s new to me. Anyways, I’m certainly pleased I discovered it and
    I’ll be bookmarking it and checking back frequently!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla