Saint George and The Dragon

  Hristiyan mitolojisinin bir ürünü olan Saint George bizim Aya Yorgi diye bildiğimiz azizdir.Kendisi hristiyanlık için önemli bir mitolojik kahramandır bu tablosu ise şahsım adına bir başyapıttır
  Bir şehir ve onu çevreleyen surların içinde yani sistemin içinde güvenli ama bir o kadar da sıradan yaşayan halkı görüyoruz fakat Saint George onların yanında değil. Kendisi düzenin dışına çıkmış.
    Mağaranın içinde yaşayan ve bir sürüngen olan ejderhayla savaşıyor. Mağara mitolojiler yorumlanırken genelde bilinçaltıyla özdeşleştirilmektedir, sürüngen ise bizim bu gün tıptan da bildiğimiz bir kavram olan sürüngen beynimize benzer; hayvani içgüdülerimizi, seks arzumuzu ve bunun gibi ilkel sayılabilecek yerlerden sorumlu olan kısımdır. Ejderha adeta bizim ilkel yanımızdır.

Şöyle diyebiliriz ki: Saint George, düzenin dışına çıkıp, kendi bilinçaltıyla bir savaş veriyor bu savaşın sonunda sistemin ancak dışında öğrenilebilecek sistem için caiz olmayan ödüllere ve bilgilere sahip oluyor.

  Bir bakire, altın… bunlar mitolojilerin en büyük ödülleridir, bakire genelde doğayı ve kadınları temsil ederken, altın ise simyadan bildiğimiz üzere ölümsüzlüğü temsil etmektedir.düzenin dışında olan ama kendi içimizde taşıdığımız bir hazine vardır ve biz buna ulaşmalıyız. İşte bu tabloyu bir başyapıt yapan da budur.
    Furkan Tanyıldızı

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla